KUŞADASI; TURİZM VE KÜLTÜR’ün OLMAZ İSE OLMAZ BİRLİKTELİĞİ…
UNESCO ya göre Kültür;
“En geniş anlamı ile kültür,bir toplumu yada toplumsal grubu tanımlayan ayırıcı maddi,manevi,zihinsel ve duygusal özelliklerin birleşiminden oluşan bir bütündür.Sadece sanat ve edebiyatı değil,aynı zamanda yaşam biçimlerini,insanın temel haklarını,değer yargılarını,geleneklerini ve inançlarını da kapsayan bir olgudur”….
Diğer taraftan , Küreselleşen Dünyada Sürdürülebilir Kalkınmanın ekonomik,sosyal ve çevresel boyutları ile birlikte aynı önemi taşıyan bir faktör olarak kabul edilmektedir.
Genelde Gelir kaynaklarının çok önemli bir bölümü turizme bağlı olan Kuşadası’nda Kültürel Turizm’in yaşam kalitesinin ve refahın arttırılmasına yapabileceği katkılara dikkat çekmek gerekir diye düşündüğüm için Sürdürülebilir Turizm(Dünya Genelinde artık turizmin nerede ise anayasası haline gelmiş olan Sürdürülebilir Turizm kavramını ve hedeflerini anlamak ve özümsemek için çok değerli bir çalışma olan Tusiad Sürdürülebilir Turizm raporunu incelemenizi özellikle öneririm) ve kültür birlikteliğine kısaca göz atmaya başlamanın zamanının geldiğini çok sayıda Kuşadalı’ nın yadsımayacağını da düşündüğümü belirtmekte yarar var.
OECD verilerine göre Avrupa daki turizm hareketinin %50 ye yakını Dünya Kültür Mirasları ve çeşitli kültürel etkinliklerin kişilere yaptığı etki ile oluşmaktadır.
Diğer bir saptama da Turizm Sektörü’nün en hızlı gelişme gösteren bileşeninin de Kültürel Turizm olduğudur.
Böylesi değerlendirmeler ışığında Kültürel Turizm’in Turizm Sektörü’nün geleceğindeki öneminin“Nasıl” ve “Niçin “ soruları ışığında tekrar tekrar incelenmesi gerekecektir.
Bir Destinasyonun en iyi imajı,Bir ülkenin en iyi şekilde temsili kendi kimliği ile olduğu kadar,Sanat ve Kültürel yaratıcılığının oluşturduğu gündem çeşitliliği ile sağlanmaktadır.
Belkide böylesi bir resmin en güzel örneğini Fransa özelinde gözlemlemekteyiz.Fransa’da Kültür;Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri ülkeye sadık ve bağımlı kılmakla kalmayıp, her birini kendi deneyimlerinin doğal bir elçisi haline getirebilmektedir.
Kültür ve Turizmin birlikteliğinin giderek daha güçlü ve etkin hal almasını etkileyen bazı faktörleri dile getirmek ;belki daha sonraki tartışmalarımızda ,belki ortak çalışmalarımızda Kültür Turizminin geliştirilmesinde; bize bir başlangıç noktası olarak yararlı olabilecektir.
TALEP yönünden etkileyici olabilecek faktörler:
1)Kişisel gelişime verilen önem ve Küreselleşme boyutunda farklılıklar yaratabilmek isteği Kültür’e olan ilgiyi giderek arttırmaktadır.
2)Gelişen eğitim seviyeleri Kültürel sermayenin artışını desteklemektedir.
3)Gelişmiş ülke ve bölgelerde yaş ortalamalarının artması (toplumun görece olarak yaşlanması) Kültür’e İlgiyi de arttırmaktadır.
4)Postmodern Tüketim şekilleri;materyalizmden daha çok kişisel gelişim ve tatmine önem verir şekilde gelişmektedir.
5)Çeşitli Kültürel Deneyimleri,uzaktan izlemek yerine,doğrudan yaşama arzusu giderek ön plana çıkmaktadır.
6)Düşünsel kültürün ivme kazanmaya başlamakta olması bir diğer etkendir.
7)Diğer Kültürlere ulaşım giderek daha kolay ve daha çabuk olmaktadır.
ARZ yönünden etkileyici olabilecek faktörler:
1)Kültür turizminin gelişmesinin gelir ve istihdama katkıları oluşması aşikardır.
2)Kültürel Turizmi Turizm Sektörünün hızlı gelişen bir bileşeni olduğu gibi,bu tür turizm
“Kalite” göstergesi olarak kabul görmektedir.
3)Bölgesel gelişmişlik seviyesinin yansıması olarak Kültür’ün seçenek olarak sunulabilmesi mümkündür.
4)Teknolojik gelişmeler Kültür ve Turizm hakkında daha çok ve hızlı bilgiye ulaşabilme ve bilgi sunabilme imkanı yaratmaktır.
5)Farklı ve ayrıcalıklı bir kentsel kimlik yaratma şansı yakalanmaktadır.
6)Ülkenin,Bölgenin ve Kentin İmajının etkisinin geliştirilmesi ve ileriye taşınması gerçekleştirilebilmektedir
7)Kültürel Aktivitelerin finansman ihtiyacının Kültürel Turizm Arzının gelişmesi ile doğrudan bağlantılı olarak çözümlenebilmektedir.
Basit bir tabir ile Gelişmiş Ülke Turistlerinde bir Kültür Oburluğu oluşmaya başlamışltır.Buda Kültürel Turizmi güçlü bir ekonomik motor haline getirmektedir.2000 li yıllardan sonra yapılan ilgili tüm çalışmalarda Kültür Turizminin Avrupada ön sıralarda yer aldığı hatta en ön sırada olduğu ortaya çıkmaktadır (Turistik hareketlerin %50 sine varmıştır.)
Dünya Turizm organizasyonun verileri de Kültürel Turizminin Dünya ölçeğinde % 40 lara varan bir kapasiteye yükseldiğini göstermektedir.Giderek Kültür ,Turizm sektörününün en önemli bileşeni olmaktadır.
Bir başka bakış açısı ile Gelişmiş ülke toplumları giderek daha yoğun bir şekilde Solo Turizm hareketlerine yönlenmekte olduğu görülmektedir. Bu hareket daha ülkemiz ve kentimiz de dikkate alınmıyor veya önemsenmiyor olsa da ,son beş yılda Solo Turizm Avrupa da % 30-35 civarı artış göstermiştir.Zaten Sürdürülebilir Turizm Politikaları giderek solo turizm ağırlıklı turistik aktiviteleri öncelemektedir.
Tüm bu kısa saptamalar ışığında Kentimizde olası Kültür Hareketlerinin çeşitlendirilmesi ve etkinliğinin arttırılması gerçeği gün gibi aşikardır.
Bu çeşitlenmenin salt Populer ve popülist etkinliklerle kısıtlı kalmaması gerekir. Daha önceki dönemlerde başlayan kısıtlı çeşitlilik imkanlarının da; çeşitli uygulama hataları,denetim ve seviye sıkıntıları olmuş olsa da ; geçerli ve doğru olduğu düşünülen yeni saptama ve gerekçelerle askıya alınması da doğru olmayacaktır. Yapılması gereken bu faaliyetlerin denetimli yapılanma ve bütçeler ile daha derli toplu,daha düzenli ve daha etkin hale getirilmesidir.
Kültürel Turizm’in göz ardı edilmesi ile kaybedilebilecek bazı başlıkları şöyle sıralayabiliriz:
- Yerel Nufus için yaratacağı çok yönlü avantajlar
- İstihdam ve istihdam yaratacak yatırımlar
- Olası vergi gelirlerinin kısıtlanması
- Yerel Ekonominin çeşitlendirilmesi
- Kapsamlı ve Etkin yeni işbirliklere imkan tanınması
- Kültür ile ilgili turistlerin dikkatininin çekilmesi
- Yerel Kültür ve geleneklere korunmasına katkı sağlamak
- Tarihi ve Kültürel katmanları korumak ve yaşatmak için yeni yatırımlar
- Kent e yöreye karşı ortak toplumsal sorumluluğu geliştirmek
Bu sayfalara konu tüm maddeler karşılıkla tartışmaya ve geliştirilmeye açık olduğuna olan inancımla daha sonraki paylaşımlarda da Kültür ve Turizm üzerine ilgili tartışmalar ve yeni değerlendirmeler yapabileceğimize inanmak istiyorum.
Unutmamak gerekir ki bu konular salt Yerel Yönetimlerin işi değildir.Yereldeki tüm paydaşlar,Kentte yaşayan ,buradan gelir sağlayan her birey,her kuruluş üzerine düşen sorumluluğu kapasitesi ölçüsünde üstlenmekten kaçınamaz,kaçınmamalıdır.
Kuşadası Hepimizin
Saygı ve sevgilerimle
Turhan Kesim